Rita KAYA

Mesleki faaliyetimin başlangıcından beri hedefim insanların, hayvanların ve bitkilerin dolayısıyla tüm çevrenin sağlığına ve refahına katkıda bulunmak olmuştur.

İnsanlarda ve hayvanlarda 30 yılı aşkın zamandır deneyimlerimde Klasik Homeopati’nin bitkiler dahil tüm canlılar için başarıyla kullanılabileceğini gördüm.

Kullanıcılardan gelen olumlu geri bildirimler ise yanılmadığımı gösterdi.

Agrohomeopati; bitki hastalıklarının tedavisinde ve bitki zararlılarıyla (haşere) mücadelede doğal (zehirsiz) bir yöntem olan Homeopati uygulamasıdır. Bahçe ve iç mekan bitkilerinin hastalıklarının tedavisi; haşereler ile mücadelede, bakteriyel, viral ve mantari hastalıklarda, iklimsel ve yetiştirmede oluşan hasarların tedavisinde doğal yöntem olan Homeopati (Agrohomeopati) zehirsiz çözüm bulur.

Homeopati; bahçede, tarlada, organik tarım ve biyodinamik tarımda hasta çiftlik hayvanlarının tedavisi için kullanılmış ve kanıtlanmıştır. Bu nedenle, bitkilerdeki hastalık istilasına bağlı verim kayıplarını azaltmak için Homeopati’yi kullanmak mantıklıdır. Çünkü bitkiler, insanlar ve hayvanlar gibi canlı varlıklardır. Üreyebilirler, hareket edebilirler ve yer değiştirebilirler. (Örneğin yer altı sürgünleri oluşturarak veya tohumları yayarak). Sağlıklarını ilettikleri ve hastalıklarını gösterdikleri kendilerine has dilleri vardır. Çevre koşullarına, sağlık veya hastalıkla tepki verirler. Hasat, yaşlılık, yaralanma veya hastalık nedeniyle yaşam enerjileri tükendiğinde ölürler.

Klasik Homeopati’nin çalışma yöntemini hastalıklı bitkilerin tedavisinde başarıyla kullanmak mümkündür. Doğru kullanılırsa sağlıklı gıdaların ekolojik ve ekonomik üretimine önemli bir katkı sağlamaktadır. Hahnemann’a göre Klasik Homeopati, Homeopatik tedaviye ek olarak hastalığa neden olan faktörlerin ortadan kaldırılmasına özel önem verilen bir tedavi stratejisidir. Bu stratejinin ana sütunları, uygun çeşitlerin seçimi, iyi, canlı bir toprak kalitesi, optimum yetiştirme, kültüre uygun besin kaynağı ve hastalık veya haşere istilasına uygun tek bir homeopatik ilaçtır.

Bu tür tedavinin birçok faydası vardır: Homeopatik ilaçlar, üretimleri için yalnızca minimum miktarda başlangıç ​​maddesi ve enerji gerektirir.

Homeopatik ilaçlar herhangi bir toksik kalıntı bırakmaz.

* Homeopatik ilaçlar, üretimleri için yalnızca minimum miktarda başlangıç ​​maddesi ve enerji gerektirir.
* Homeopatik ilaçlar herhangi bir toksik kalıntı bırakmaz.
* Homeopatik ilaçlarla tedaviden sonra kullanımdan önce bekleme süresi yoktur.

Klasik Homeopati, her türlü tarımsal işlemden daha doğal ve avantajlı bir yöntemdir.

Son 20 yıldır özellikle batı ülkelerinde ekolojik tarıma doğal ve sağlıklı beslenmeye oldukça önem verilmeye başlanmıştır.

Bir çok ülkede ciddi büyüklükteki alanlarda ekolojik tarım yapılmaktadır. Gitgide büyümektedir ve aklımıza gelebilecek tüm gıdalar üzerinde çalışmalar yapılmaya devam etmektedir.

Şu anda fosil yakıtlardan dolayı tarımsal ürünlerin üzerinde pestititler ve amonyaklar bulunmaktadır.

Doğada bir besin zinciri vardır. Canlıların birbirini tüketmesi üzerine oluşan bu zincirde otçul canlılar bu zehirli tarım ürünlerini tüketmek durumunda kalıyor. Bizler de hem doğrudan hem dolaylı bir şekilde bu maddeleri vücudumuza alıyoruz.

Özellikle içinde bulunduğumuz bu pandemi döneminde sağlıklı ve doğal beslenmenin bağışıklık sistemimiz üzerindeki önemini çok iyi öğrendik. Bizler de ekolojik tarıma yönelmeli ve çalışmalar yapmalıyız. Biliyoruz ki değişim zaman alır fakat sonrasında bolluk , bereket ,sağlık ve bir çok güzellik getirir.

Sevgiler, Homeopat Rita KAYA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.