Her birinin İsmini tek tek sayamayacağım kadar çok olan öğretmenlerime buradan “teşekkür ederek” yazıma başlamak istiyorum. Tabii ki öncelikli olarak asıl hocam Dr. F.Samuel Hahnemann’a.

Öğrendiğim sayısız bilgiyi , az da olsa sizlere aktarmak istiyorum. Yaşam gücü ve bilinçaltı hakkında pek çok teori var, sadece kendi öğrenip deneyimlediklerimden bazılarını sizlerle de paylaşmayı bir görev bilirim.

(Yine daha detaylı olarak yaşam gücü ile ilgili ayrı bir blog yazısı size daha sonra yazacağım.) Kısaca bir ön açıklama yapmak gerekirse ; bir bilgisayar, radyo, cep telefonu, TV veya diğer birçok elektronik cihaz için elektrik ne ise, maddi organizma için de yaşam gücü o’dur.

Bu cihazlar elektrik olmadığı sürece sessiz kalır, çalışmaz. Aynısı canlı bir organizma için de geçerlidir, aynı zamanda bir “kuvvet” tarafından desteklenmelidir. (Organon § 9-10) Dr. Samuel Hahnemann bu gücü “yaşam gücü/dinamizm” olarak adlandırır.

Bu güç,  organizmanın tüm yapı taşlarından, küçük büyük her organından, her hücresinden, her molekülüne kadar akmakta ve hepsini birbiriyle işlevsel olarak ilişkilendirmek ve karşılıklı uyum içinde tutmak için yapması gerekenleri söylemektedir. Bu güç olmadan bitki, hayvan veya insan organizması olmaz. Bu güç olmadan homeopatik tıp da işe yaramazdı.

Ve bu güçle sadece bilinçaltımızı etkileyebiliriz çünkü dediğim gibi, doğal olarak her şeyi birbirine bağlar ve bence, sadece fiziksel bedenimizde değil, aynı zamanda bu yaşam gücü aracılığıyla morfogenetik alanla da bağlantımız olduğunu düşünüyorum. Homeopatik ilaçlarla, dengesiz olan yaşam gücünü tekrar uyum içine getirebiliriz. Semptomlara dayanarak hangi homeopatik ilaca ihtiyacımız olduğunu bize gösterir. (ör. Apis).

Bilinç ve bilinçaltı

Bugün bilinçaltınızla nasıl iletişime geçebilirsiniz bunu anlatmaya çalışmak istiyorum, çünkü onunla işleyen bir ilişki hayatınızın temel yönüdür. Günlük yaşamdaki davranışlarınız, içsel benliğiniz tarafından %95 oranında belirlenir. O yüzden alt bilincinizle nasıl iletişim kuracağınızı bilmek veya öğrenmek sizin için çok daha önemlidir.

Bu iki bilinç alanının farklı işlevi, insan zihnini bir bahçeyle karşılaştırdığımızda en açık şekilde görülür. Siz bahçıvansınız (bilinçli zihin) ve bilinçaltınızın verimli toprağına düşüncelerinizin tohumlarını ekin. Tohumunuzun cinsi ve kalitesi sizin düşünme alışkanlıklarınıza bağlıdır; çünkü bilinçaltınıza ne ekerseniz, ister vücudunuzda ister çevrenizde, büyür ve şekillenir. Bu nedenle hemen bilinçaltınıza mutluluk, memnuniyet ve refah imajlarını sunmaya başlamalısınız.

Bilinç ve bilinçaltı bir buzdağına benzetilebilir. Buzdağının ucu bilinçli zihin, su altı kısmı ise bilinçaltıdır.

Bilinç 5 cm uzunluğundaysa, bilinçaltı 11 km uzunluğundadır. Bu bilgilere dayanarak, kararlarınızı etkileyen en büyük faktörün ne olduğunu düşünüyorsunuz?

Evet, doğru, bu nedenle bilinçaltınız özel ilginizi hak ediyor. Alt bilincinizden gelen bilgi, şimdiye kadar açamadığınız her kapıyı açabilir.

Yıllardır özlemini çektiğiniz kapıları açmadan önce, konuyla ilgili öğrenmeniz gereken çok önemli birkaç şey var:

Bilinçaltınızın gücünden yararlanmayı öğrendikten sonra, güç, zenginlik, sağlık, mutluluk ve neşe doluyor. Böylece hayatınızı eşi benzeri olmayan bir döneme geçirebilirsiniz. Bilinçaltınızın güçleri ,sizi ideal bir hayat arkadaşına veya iş ortağına yönlendirebilir. Bilinçaltınızın sesini takip ederek, güvenilir müşteriler bulacak ve her zaman hayal ettiğiniz şeyi yapmanıza ve olmanıza izin verecek finansal bağımsızlığı kazanacaksınız.

Düşüncelerinizin ve duygularınızın bu iç dünyasını, bu engin güç, içgörü, sevgi ve güzellik hazinelerini keşfetmeye hakkınız var. Bu güçler, görünmez olsalar da muazzam bir etkiye sahiptir. Bilinçaltınız, bilinçli zihninizin düşünce, yargı ve inanç şeklinde söylediği tüm komutları yerine getirir.

Çok büyük bir gücü var. Size ilham verir, size rehberlik eder ve hafızanızın derinliklerinde saklanan tüm isimleri, gerçekleri ve sahneleri aklınıza çağırır. Kalp atışını, kan dolaşımını ve tüm sindirim ve eliminasyon sürecini kontrol eder. Bir parça ekmek yediğinizde bilinçaltınız onu organik doku, kas, kemik ve kana dönüştürür. Bilinçaltınız organizmanızın tüm yaşam süreçlerini ve işlevlerini kontrol eder ve tüm sorunların çözümünü bilir.

Bilinçaltınız mola vermez. Her zaman aktif ve hazırdır. Uyumadan hemen önce ona belirli bir görev vererek, bilinçaltınızın harika gücüne kendinizi ikna edebilirsiniz. Bu kararın istenen sonucu getiren içsel güçleri serbest bıraktığını göreceksiniz. Kendi bilinçaltınız her sorunun çözümünü sağlar.

Bu gücü elde etmek zorunda değilsin çünkü, zaten sahipsin. Hayatınızdaki her alanda ve tüm problemlerde onları başarılı bir şekilde kullanabilmek için sadece doğalarını ve nasıl çalıştıklarını anlamanız gerekir. Bu ruhsal güçlerin farkında olup, varlığını kabul ederseniz, doğru olanı yaparsanız , hayatınızı kısa sürede değiştirecektir.

Bilinçaltınızın en derin katmanları sonsuz bilgi, hayal edilemez güç, tamamen gelişmeyi, ifade edilmeyi bekleyen tükenmez bir olasılık ve yetenek kaynağına sahiptir. İşte bu büyük gücün farkına varıp, ortaya çıkarmanızı bekliyor. Bilinçaltınızda bulunan sonsuz bilgi, siz ona açık ve alıcı olduğunuz sürece, her yerde, her zaman size bilmeye değer her şeyi ortaya çıkaracaktır.

Bilinçaltı yeni düşünce ve fikirlerin kaynağıdır. Belki bir kaşif veya mucitsiniz, belki bir yaratıcı yazarsınız, aydınlanmanızı bekliyor. Her durumda, bilinçaltınızın bilgeliği size, gerçek doğanız, gerçek yetenekleriniz ve bunları nasıl mükemmelleştirebileceğiniz ,hayatta size ait hakkınız olan yere ulaşmak için nasıl kullanabileceğiniz hakkında bilgi verecektir.

Siz ve yalnızca siz tamamen doldurabilirsiniz. Bilinçaltınız evrensel bir ilkedir; inanç yasasına göre çalışır. İnancın ne olduğunu, nasıl çalıştığını ve ne işe yaradığını bilmeniz gerekir. İnsan ruhunun yasası, inancın yasasıdır. Bu, zihnin işleyişine ve ayrıca kendisine inanmak anlamına gelir. İnandığınız şey, düşündüğünüzden başka bir şey değildir. İşin sırrı burada yatar. Ne deneyimlerseniz ve ne yaparsanız yapın, varoluşunuzun tüm olayları ve koşulları, düşüncelerinize verilen bilinçaltı tepkilerdir.

Bu nedenle, bu etkileri üreten, inancınızın içeriği değil, yalnızca zihninizdeki bu inancın varlığıdır. Günlük yaşamdaki davranışlarınızın, içsel benliğiniz tarafından %95 oranında belirlendiğini söylemiştik. Bilinçli zihninizin aksine, bilinçaltınız sayılara, verilere ve gerçeklere değil, görüntülere, renklere ve sembollere tepki verir.

Bu, her görüntünün, her rengin ve her sembolün bilinçaltında bilinçli zihinde bir eyleme yol açan bir reaksiyonu tetiklediği anlamına gelir. (CG Jung) Bu bilgi ile artık çevrenizdeki şeyleri tamamen farklı bir şekilde değerlendirebilirsiniz.

Korkutucu resimler içeren korkunç haberler veya bir korku filminin korkunç sahneleri hayatınızda eskisinden farklı bir yere sahip olacak. Bilinci değiştirmek için en önemli şey tekrarlar ve ritüellerdir:

İçinizdeki iç dünya tekrara inanır. Bu, yaptığınız şeyleri tekrar etmeye devam ettiğinizde, içsel benliğiniz, bunun doğru ve önemli olduğunu kabul ettiği anlamına gelir. İyi ya da kötü alışkanlıkların günlük yaşamınızda yeri olup olmadığı artık size kalmış.

Bilinçaltınız sembollere tepki verir. Bunu günlük hayatınıza entegre etmenin en pratik yolu da aynı şekilde bilinçaltınıza girmektir. Örneğin, en sevdiğiniz müziği dinleyebilir, yavaş yavaş 100’den geriye sayabilir veya ritüelinizi her zaman aynı sandalyede gerçekleştirebilirsiniz. Olumlu duygularınızı veya fikirlerinizi veya hedeflerinizi bir ritüelle ilişkilendirmek önemlidir.

Yeniden programlamaya başladığınızda, olumlu şeylere odaklanmanın çok önemli olduğunu bilmelisiniz. Örneğin, olumlu düşüncelerle olumlamalar yaparak bilinçaltınızı etkileyebilirsiniz. Bilinçaltınız görüntülere iyi tepki verdiği için örneğin görselleştirme tekniğini kullanabilirsiniz. Bilinçaltınıza giden yolu bulmanızı kolaylaştıran birçok teknik var, bunları bir sonraki blog yazımda anlatacağım.

Bu yazıda iç dünyanıza yapacağınız yolculuk için sadece birkaç yolu bir araya getirdim. Bunu sizin için önemli olan diğer insanlarla paylaşmak isterseniz, ne mutlu bana. Çünkü insan içsel varlığını ne kadar çok dinlerse, o kadar mutlu ve tatmin olur. Şu anda bilinçaltınızı geçersiz kılmaya başlayın ve kendinize ve dünyaya yeni bir hikaye anlatın.

Joseph Murphy, “Ruhunuzda, dokunulduğunda size mutlu bir yaşamda istediğiniz her şeyi getirecek altın bir damar vardır. Pek çok insan uyurgezer gibidir, bu yüzden bilgeliğin ve sevginin varlığını asla keşfedemezler.” Bu manada; Hayatınızı uyuyarak geçirmeyin. Hikayenize hemen ,şimdi başlayın.

Başarı sende!

Sevgi ve neşe ile Rita Berta Kaya

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.