2021’de henüz uyanmamış olanlar için 2022’de hızlı, nazik bir uyanış diliyorum. Artık “aşılama”nın tek çözüm olmadığının farkına varmalısınız. Bu hastalık (her neyse) sayılarla ilgili değildir ve sadece “PCR testi” veya diğer testlerle belirlenemez.

Dr. Samuel Hahnemann Organon §9 da şöyle diyor;

Sağlıklı durumdayken mutlak bir hakimiyeti olan ve fiziksel bedene (organizmaya) hayat veren manevi yaşam gücü (dynamis) , vücudun tüm kısımlarının his ve faaliyetlerini , hayranlık uyandıran bir uyum içinde tutmaktadır.

Böylece , içimizdeki akıllı güç , bu sağlıklı ve hayat dolu aracı , varoluşumuzun en yüksek amacına hizmet etmek için özgürce kullanabilmektedir.

Yaşam enerjisinin akordu bozulunca, yaşam gücünün belirtilerini görün. Yaşam gücü, harika organizmamızda, 60-80 trilyon hücreden oluşan enerji bedenimize hakimdir ve akordu bozulursa ( dengesi bozulursa) bize bunu semptomlar olarak gösterir.

Örneğin soğuk algınlığı: Pek çok farklı semptom vardır. Yüksek veya düşük ateş, burun akıntısı, öksürük, baş ağrısı, boğaz ağrısı, kulak ağrısı veya uyku bozuklukları ve huzursuzluk, ayrıca halsizlik ve iştahsızlık, tat ve koku alamama ,farklı ağrı türleri gibi semptomlar görebilirsiniz.(Bin tane farklı semptom olabilir)

Homeopatik tedavide bu semptomların yanı sıra, diğer birçok faktör de önemlidir. Homeopatik tedavide en önemli sorulardan biri ; neden yaşam enerjisinin dengesi ( akordu )bozuldu? Neden bize bu semptomları gösteriyor?

Yani; Causa (neden,sebep) çok önemlidir.

Bir kazadan sonra mı, diş problemlerinden mi, ilişki sorunlarından mı yoksa kederden mi, belki de soğuk rüzgardan veya yağmurdan mı ya da korkudan mı vs…. Artık korkunun bağışıklık sistemini zayıflatabilecek ana faktörlerden biri olduğunu biliyoruz.

Bunun yanında tabi ki çevre/aile de büyük rol oynamaktadır. Gördüğünüz gibi sadece ,1 veya 2 laboratuvar değeri veya zaten doğruyu göstermeyen bir PCR testi sonucunu kabul edemezsiniz.

Bu PCR testinde sadece bir DNA alınır.

Hücrelerimizdeki DNA, 46’lı kromozom paketleri halinde bulunuyor. Tek bir hücredeki DNA’yı düz bir yüzeye yayarak uzunluğunu ölçecek olsaydık, 2 metre boyunda olduğunu görürdük.

Bu 2 metre uzunluğundaki DNA molekülünde 3 milyon adet nükleotit dizilimi bulunuyor. Bunun vücudumuzda kapladığı yerse sadece 6 mikrometre uzunluğunda.

Genetik malzememizin tamamını, yani tüm hücrelerimizdeki DNA’yı upuzun bir şekilde uç uca ekleyebilecek olsaydık, kaba bir tahminle 18 milyar kilometre uzunluğunda olurdu. Bu uzunluk, güneş sistemimizin çapının 2 katına eşit.

(New Scientist’te yazıyor ; 1 gramlık DNA’ya 455 milyon terabytelık veri depolanabileceği. 4 gramı, tüm Dünya’da bir senede üretilen bilgiyi tutabilir (Bu teorik kapasite ama iki sene önce bir ekip 700 terabyte depolamayı zaten başarmıştı).

Pcr test nasıl yapılır ?

PCR testi ile bir DNA alınır ve  milyarlarca kez küçültülür! Sağlıklı insanlarda henüz tam olarak tespit edilmemiş bir virüs araştırıyorlar. !!!  Pozitif çıkınca , hasta olmayanları (belirtileri olmayan insanları) karantina sokuyorlar. Karantinaya giren bu insanların yaşam enerjisinin dengesi bozularak (korku,öfke,kızkınlık,kaygı ile) buna bağlı  immun sistem de bozuluyor.

Yani; aslında hasta olmayan bu kişiler ,medyanın  sürekli korku salmasıyla, büyük olasılıkla hastalanacaktır. Hasta olan kişilerin PCR testinin “Negatif” gösterdiği ve hiçbir semptomu olmayan kişilerin, yani sağlıklı olan kişilerin testlerinin “pozitif” olduğu pek çok vaka biliyorum. Aynı evde yaşayıp, birinin “pozitif“, diğerinin “negatif“çıkan test sonuçlarını da biliyorum.

Bütün bunlara bilimsel diyorsunuz. Bu mu bilimsel?

Haydi artık uyanın !!!!!

Homeopatide; Dr.Samuel Hahnemann’ın herzaman bize söylediği gibi: Yalnızca saf gözlem yoluyla, açıkça görülebilen semptomlara göre, gerçekten bilimsel olarak ilerleyebiliriz.

Homeopatik ilaçlar 200 yılı aşkın süredir insanlar üzerinde test edilmiştir.(homeopatik ilaçlar, hayvanlar üzerinde deney yapılarak değil, gönüllü  insanlar üzerinde denenmiştir. Ama iyileştirmek için hayvanlarda da kullanılır) Bu  homeopatik ilaçlar, relatif sağlıklı insanlar üzerinde test edilirken ortaya çıkan semptomlar kaydedilerek, ilaç resmi oluşturulmuş, aynı ilaç  hasta olan kişilerde de  benzer semptomları tedavi etmekte kullanılmaktadır.

Ve bunlar da hızlı ve nazikçe çalışır. Neredeyse 30 yıllık homeopatik deneyimimden, homeopatinin işe yaradığını ve hatta çoğu zaman mucizeler yarattığını söyleyebilirim.

İşte bir homeopatik mucize:

Bir araba kazasında 25 yaşındaki bir adam yaralanmış, kemikleri kırılmış, beyin ve kafatası travması olmuş ve komadaydı. Anne ve babaya, oğlunun öleceği doktor tarafından bildirildi. Öğrencilerimden biri, bu adamın arkadaşı ve kendisi de bir hemşireydi. Bu yüzden yoğun bakımda ağzına homeopatik bir ilaç (1 globül) koymuştu.

Genç adam 3 gün sonra kendine geldi ve bir süre sonra hastaneden taburcu olabildi . Tabii ki sonrasında, bir süre homeopatik tedavi gördü ve iyileşerek ,1 yıl sonra evlendi.

Kimse bana homeopatinin sadece plasebo olduğunu söyleyemez. Korona pandemisinde , homeopatik tedavi kullanılsaydı, açıkça anlaşılabilecek nedenlerle nazikçe, hızlı ve kalıcı olarak çalışırdı. Böylece  korkusuz, sağlıklı, mutlu insanlarımız olurdu ve ekonomik kriz de olmazdı.

Haydi artık uyanın !

Bu eski  Homeopati Bilimini ,yeni parlayan bilimsel bir ışık olarak göstermeliyiz.

Hepinize 2022 ve gelecek yıllar için nazik bir uyanma diliyorum.

Çünkü yeni bir “Altın Çağa “giriyoruz. Umarım  “insan ailesi“olarak hepimiz, birlikte bu dünyada barış ve sevgi içinde yaşarız.

Saygılarımla Rita Berta Kaya

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.